Apple'ın yıllardır eleştirilen sesli asistanı Siri, iOS 27 ile birlikte şimdiye kadarki en büyük değişimini yaşamaya hazırlanıyor. Şirketin WWDC 2026 etkinliğinde tanıttığı yeni Siri deneyimi, yalnızca sesli komutları yerine getiren klasik bir asistandan çok daha fazlasını vadediyor. Yeni sistem, kullanıcının mesajlarını, e-postalarını, fotoğraflarını ve uygulama kullanım alışkanlıklarını anlayarak daha kişisel yanıtlar verebiliyor. Ayrıca uygulamalar arasında işlem yapabiliyor, geçmiş konuşmaları hatırlayabiliyor ve doğal dil anlayışı konusunda önemli gelişmeler sunuyor. Bu yeni yaklaşımın günlük hayatta gerçekten işe yarayıp yaramadığını görmek için yapılan bir günlük San Francisco turu ise Siri'nin güçlü ve zayıf yönlerini ortaya koyuyor.
Apple'ın yeni Siri yaklaşımı, yapay zekâyı doğrudan işletim sisteminin merkezine yerleştirmeyi hedefliyor. Kullanıcılar artık yalnızca soru sormakla kalmıyor, aynı zamanda telefonlarındaki içeriklere erişebilen ve bağlamı anlayabilen bir dijital yardımcıyla etkileşim kuruyor. İlk izlenimler, Apple'ın yıllardır verdiği sözleri yerine getirmeye nihayet başladığını gösteriyor. Ancak sistem halen geliştirici beta aşamasında olduğu için bazı dikkat çekici eksiklikler de bulunuyor.
Yeni Siri, geçmiş konuşmaları ve kişisel verileri kullanabiliyor
Yeni Siri'nin en dikkat çekici özelliği, kullanıcıya ait verilerden bağlam çıkarabilmesi oluyor. Sistem artık yalnızca internetteki bilgileri kullanmakla kalmıyor; mesajlar, fotoğraflar ve e-postalar gibi cihaz içindeki verilere de erişebiliyor. Böylece kullanıcıyla daha doğal ve kişisel bir ilişki kurabiliyor. Test sırasında Siri'ye gün içerisinde yapılabilecek aktiviteler sorulduğunda, son mesajlaşmalardan elde ettiği bilgileri kullanarak daha önce konuşulmuş ancak planlanmamış etkinlikleri hatırlatabildiği belirtiliyor. Bu da klasik Siri deneyiminden oldukça farklı bir yaklaşım sunuyor.
Apple'ın Google ile yaptığı iş birliği de yeni sistemin temel taşlarından biri olarak gösteriliyor. Siri'nin altında çalışan Apple Intelligence altyapısı, daha doğal cevaplar üretmesini sağlıyor. Kullanıcının sorularına yalnızca bağlantılar sunmak yerine özetlenmiş ve bağlama uygun yanıtlar vermesi dikkat çekiyor. Ayrıca kullanıcılar Siri ile yaptıkları yazılı görüşmeleri saklayabiliyor ve daha sonra aynı sohbetlere geri dönebiliyor. Bu özellik, yapay zekâyı yalnızca anlık bir araç olmaktan çıkarıp uzun vadeli bir yardımcıya dönüştürüyor.
Fotoğrafları analiz edebiliyor ancak hatalar tamamen ortadan kalkmış değil
Apple'ın yeni yapay zekâ sistemi kamera ve fotoğraf uygulamalarıyla da derin şekilde entegre çalışıyor. Test sırasında Siri'ye herhangi bir soru sorulmadan yalnızca bir manzara fotoğrafı gösterildiğinde sistem görüntüyü analiz ederek bölge hakkında bilgi verebildi. Ancak bu noktada bazı hatalar da ortaya çıktı. Siri, fotoğraftaki selvi ağaçlarını doğru şekilde tanımlasa da kullanıcının bulunduğu yerden oldukça uzaktaki farklı bir bölgeyi işaret ederek yanlış bağlam oluşturdu. Bu durum, sistemin görsel analiz konusunda hâlâ geliştirilmesi gereken yönleri olduğunu gösteriyor.
Buna karşın fotoğraf arama tarafında oldukça başarılı sonuçlar elde edildiği belirtiliyor. Siri, kullanıcının iki yıl önce gerçekleştirdiği Kosta Rika seyahatine ait fotoğrafları saniyeler içinde bulabiliyor. Ayrıca belirli etkinlikler veya yemek deneyimleriyle ilgili görseller de başarıyla tespit edilebiliyor. Her ne kadar bazı yanlış eşleştirmeler yaşansa da, fotoğraf arşivlerinde doğal dil kullanarak arama yapabilmek Siri'nin öne çıkan yeteneklerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Mesaj gönderme ve uygulama kontrolünde daha yetenekli
Yeni Siri'nin uygulamalarla etkileşimi de önemli ölçüde geliştirilmiş durumda. Test sırasında kullanıcı, Siri'den selfie çekmesini istediğinde sistem kamera uygulamasını açıp geri sayım yaptı ve fotoğrafı otomatik olarak çekti. Ardından belirli bir kişiye mesaj gönderme görevi verildiğinde Siri mesaj taslağını hazırladı ve gönderim için onay istedi. Bu süreç, Apple'ın sesli asistanını yalnızca bilgi veren bir araç olmaktan çıkarıp aktif görevler gerçekleştirebilen bir yardımcı haline getirme hedefini ortaya koyuyor.
Bununla birlikte mesajlaşma tarafında bazı komik hatalar da yaşanabiliyor. Özellikle dikte edilen ifadelerin birebir yazıya dökülmesi sırasında yanlış emojiler veya alakasız kişi önerileri görülebiliyor. Test sırasında yalnızca tek bir kişiye gönderilmesi gereken mesaj için Siri'nin başka bir kişiyi de eklemeyi önermesi buna örnek olarak gösteriliyor. Bu durum, sistemin doğal dil anlama becerisinin gelişmiş olmasına rağmen hâlen kusursuz olmadığını ortaya koyuyor.
Apple'ın yıllardır vaat ettiği Siri deneyimi nihayet şekilleniyor
San Francisco boyunca gerçekleştirilen testler sonunda ortaya çıkan genel tablo oldukça olumlu görünüyor. Siri artık yalnızca hava durumu sorulan veya alarm kurulan bir araç olmaktan uzaklaşmış durumda. Fotoğrafları analiz edebiliyor, geçmiş konuşmaları hatırlayabiliyor, uygulamalar arasında işlem yapabiliyor ve kullanıcı alışkanlıklarını dikkate alarak öneriler sunabiliyor. Özellikle doğal dil anlama ve kişiselleştirme tarafında Apple'ın önceki nesil Siri deneyiminden çok daha ileri bir noktaya ulaştığı görülüyor.
Her ne kadar geliştirici beta sürümünde hâlâ çeşitli hatalar bulunsa da Apple'ın yapay zekâ stratejisinin merkezinde Siri'nin yer aldığı açıkça görülüyor. Yeni nesil Siri; iPhone, iPad, Mac, Apple Watch ve Vision Pro gibi cihazlara entegre edilerek Apple ekosisteminin temel bileşenlerinden biri haline gelecek. Eğer Apple, mevcut eksiklikleri giderip performansı daha da iyileştirebilirse, yıllardır eleştirilen Siri sonunda kullanıcıların gerçekten günlük hayatlarında aktif olarak kullanmak isteyeceği bir asistana dönüşebilir.